Söz Sanatları

 

Sözün etkisini artırmak için aralarında çeşitli yönlerden ilgi bulunan iki şeyden, güçsüz durumda olanın nitelikçe daha üstün olana benzetilmesidir.
Benzetme unsurları:
Kendisine benzetilen: Güçlü varlık, nitelik olarak üstün varlık.
Benzeyen: Güçsüz varlık.
Benzetme yönü: Ortak özellik, “hangi açıdan, ne özellik bakımından benzettik? ” sorusu sorulur.
Benzetme edatı: Genellikle “gibi, göre, kadar, misal, sanki, güya” kullanılır. Her zaman cümlede bulunmayabilir.
Örnekler:
Zaman su misali akıp gidiyor.
Pazar yeri ana baba gününü andırıyordu.
Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik.
Ferhat amca, keçi gibi inatçı bir adamdır.
Binalar kale gibi sağlam yapılmıştı.
Cennet vatanımızın her yeri ayrı güzeldir.
Bulutlar pamuk şekerini andırıyordu.
Bir aslan misali göğüs göğüse çarpıştı Mehmetçik.
Çocuk gibi her şeye mızmızlanıyorsun, anlam veremiyorum.
Selviler içinde bir alevdir Emir Sultan.
Kükremiş sel gibiyim bendimi çiğner aşarım.

ABARTMA (MÜBALAĞA)
Bir durumu ya da olayı olduğundan büyük ya da küçük göstererek anlatımı güçlendirme sanatıdır.
Örnekler:
Onun gibi olabilmen için kırk fırın ekmek yemen gerek.
Basit bir olayda bile pireyi deve yapıyor.
Dünyalar kadar derdim var.
O kadar zayıflamıştı ki iğne ipliğe dönmüştü.
Sesi üç mahalle aşağıdan duyuluyordu.
Çok yoğunum başımı kaşıyacak vaktim yok.
Güzelliği karşısında adeta dili tutuldu.

KARŞITLIK (TEZAT)
Birbirine ters düşüncelerin, durumların ve kavramların bir arada kullanılmasına karşıtlık denir.
Karşıtlık her zaman zıt anlamlı kelimelerin bir arada kullanılması değildir. Tutarsızlık, görüş ayrılığı gibi bir durum var ise tezatlıktan söz edilebilir.
Örnekler:
Ağlarım hatıra geldikçe gülüşlerimiz.
Ne efsûnkâr imişsin âh ey didâr-i hürriyet./ Esir-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esaretten.
Aşk derdiyle hoşem elçek ilacımdan tabib/ Kılma derman ki helâkim zehri dermanındadır.
Neden böyle düşman görünürsünüz/ Yıllar yılı dost bildiğim aynalar.

KİŞİLEŞTİRME (TEŞHİS)
İnsana ait davranışların ve özelliklerin insan dışındaki varlıklara verilmesine kişileştirme denir. Kişileştirme özellikle fabllarda kullanılan bir söz sanatıdır. 
Örnekler:
Deli rüzgar dağlardaki çiçekleri adeta uyandırdı.
Sarmaşık, yalnız ve üzgün çınara sarıldı bir daha bırakmamak üzere.
İlkbaharın habercisi neşeyle ötüşen kuşlardır.
Anadolu onlarca medeniyete kucak açmıştır.
Köpek, ameliyat olan sahibine merhametle bakıyordu.
Leylekler kendinden emin bir şekilde sonbaharı karşılıyordu.
Duvarlar ağladı halime.
Yaşlı ve yorgun köprüler karşılar misafirlerini.
Bir yağmur başlar ya inceden inceden/ Bak o zaman topraktaki sevince.

KONUŞTURMA (İNTAK)
İnsan dışı varlıklara insana ait konuşma davranışının verilmesine konuşturma denir. Konuşturma, genellikle kişileştirme sanatı ile birlikte kullanılır. Fabllarda kişileştirme ile birlikte kullanılır.
Örnekler:
Benim adım dertli dolap/ Suyum akar yalap yalap.
Tavşan, kaplumbağaya yaklaşarak “Benimle sen mi yarışacaksın?” dedi.
Diktiler beni bu ovaya gölge olayım, meyve vereyim diye.
Kartal yeni doğan yavrulara “Merhaba!” dedi.
Ağaçlar kendi aralarında fısıldıyordu.
Güneş dağların ardından bizleri selamladı.
Bülbülü altın kafese koymuşlar “Ah vatanım” demiş.
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında; ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında.
Deveye neden boynun eğri diye sormuşlar, deve de “Nerem doğru ki?” demiş.

Copyright © 2025 OutisTech All rights reserved